Kategori Arşivleri: Gökçeada Gezilecek Yerler

MAVİ KOY

mavi koy

   Adanın ulaşılması en zor koylarından biri. Bu yüzden de el değmemiş güzelliğiyle ziyaretçilerini karşılıyor. Ulaşımı ya deniz yoluyla Kaleköy’den kiralayacağınız kayık aracılığıyla ya da karadan uzunca ve dik bir patika yolu takip ederek sağlayabilirsiniz. Kuzeye bakan koy genellikle dalgalı olsa da berrak suyu ve zengin florasıyla özellikle dalmayı sevenleri kendine çekiyor.

Zeytinliköy

gökçeada zeytinliköy

  Zeytinliköy çok sayıdaki kafesi sebebiyle yaz sezonunda en sık ziyaret edilen köylerdendir. Rum tatlıları ve dibek kahvesiyle meşhurdur. Merkeze 3 km. uzaklıktaki köy, koruma altındaki dört köyden biri. Adanın en eski kilisesi olan Agios Georgios Kilisesi bu köyde.

   Köyde son yıllarda Yunanistan’dan köylerine geri dönen Rumların açtığı birçok kafe bulunuyor. Menülerinde mutlaka dibek kahvesi, sakızlı muhallebi, frappe oluyor. 

gökçeada zeytinliköy

 

Rum Tatlıları ve Dibek Kahvesi Kafeler için Tıklayınız

Gökçeada Zeytinliköy

   Dünyadaki 300 milyon ortodoks Hiristiyanın ruhani lideri olan 1.Bartholomeos 1940 yılında Zeytinli’de doğmuş. 1991 yılında Patrik ilan edilen Bartholomeos, senede birkaç kez doğduğu evi ziyarete geliyor.

   Zeytinliköy’de kafeler dışında 3 butik otel ve 2 meyhane de bulunuyor. Köyün girişinde yer alan meyhaneler, doğayla içiçe oturabileceğiniz keyifli mekanlar.

Gökçeada Dereköy

dereköy

  Gökçeada’da terk edilmiş bir köy Dereköy. Yalnızca birkaç evin bacası tütüyor hala. Dereköy eskiden Balkanların en büyük köyü olarak bilinirmiş. Eski bir Rum köyü olan Dereköy, şimdilerde yıkılmamak için direnen hüzünlü bir yer haline gelmiş. Artık burası bir SİT alanı olduğu için yapılaşmaya izin verilmiyor. Mübadele zamanında köy halkı her şeyini bırakıp Yunanistan’a gitmiş, sonrasında ise kimsecikler yerleşmemiş Dereköy’e.

dereköy

  Gökçeada’da bulunan diğer Rum köylerinin aksine Dereköy, daha düz bir alanda yer alıyor. Diğer Rum köyleri hep yamaçlarda yer alıyor. Rum köyleriyle ilgili bir diğer ilginç bilgi de; her birinin diğerinin ışığını engellemeyecek şekilde inşa edilmesi. Asırlık çınar ağaçlarının gölgelediği Dereköy sokaklarında dolaşırken hüzünlenmemek elde değil. Terk edilmiş kahveler, kiliseler, evler ve çamaşırhane. Evet, köyün içerisinde bir çamaşırhane bulunuyor. Kendisi işlevini yitirmiş ama suyu hala akıyor. Hatta köyde yaşayan birkaç aile, suları kesildiğinde çamaşırhaneye geliyorlarmış su ihtiyaçlarını giderebilmek için. Bununla birlikte eski bir zeytinyağı imalathanesi de bulunuyor Dereköy’de. Eğer yolunuz Gökçeada’ya düşerse, Dereköy’ü mutlaka görün. Şimdiden keyifli bir tatil geçirmenizi dileriz.

Gökçeada Zeytinliköy – Aya Teodoroi

gökçeada zeytinliköy

Gökçeada’nın Asırlık köyü Zeytinliköy – Aya todori

Zeytinliköy, Gökçeada Merkeze sadece 3 km uzaklıktadır
ve adaya gelen ziyaretçilerin belki de en çok ziyaret ettikleri, yerlerin başında geliyor
Adından da anlaşılabileceği gibi etrafı zeytin ağaçlarıyla çevrili olan köyde ,
Yaz kış 50-60 kişi yaşıyor. Adanın en eski kilisesi olan Agios Georgios Kilisesi bu köydedir.
Dünyadaki 300 milyon Ortodoksun ruhani lideri olan Bartholomeos
1940 yılında Zeytinliköy’de dünyaya geldi
hala fırsat buldukça ,özellikle yaz aylarında köyünü ziyarete geliyor
zeytinliköy yalnızca güzel mimarisi ve birbirinden güzel restore edilmiş
evleriyle değil , aynı zamanda özellikle tatlı ve kahve sevenlere Dibek kahvesi ve sakızlı muhallebisiyle de hitap ediyor. Taze hazırlanmış Dibek kahvesini her zaman bulabileceğiniz otantik mekanlarda, hazırlanışına da rast gelme şansınız var. Gezerken hem görsel anlamda mimarisi, temizliği düzgünlüğüne hayran kalacağınız, kahve kokulu sokaklarını gezmek sizi tarihe götürecek ve cafelerindeki otantik sakız kokulu tatlılarla farklı lezzetlere yolculuk yaptıracak bir köy burası.
Gökçeada’ya gelince mutlaka görülmesi gereken bir Köy Zeytinliköy

Gökçeada Peynir Kayalıkları

gökçeada peynir kayalıkları

Üst üste sıralanmış peynir kalıplarını andıran ilginç kaya oluşumları nedeniyle bu adla anılmaktadır. Kuzu Limanı’nın doğusunda bulunan Peynir Kayalıkları’nı karadan görmek mümkün olmadığı için tekne ile denizden görülebilmektedir.

Adanın, görsel şölen sunan bu doğal oluşumlarıyla ilgili, koyun ve keçi sürüleri olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadınla ilgili bir efsane bile dillendirilmektedir.

Gökçeada kaşkaval Burnu


Peynir Kayalıkları Hikayesi

Paylaşma duygusu gelişmemiş bu yaşlı kadın, kızdırdığı tanrının gazabına uğramış, dondurucu kar, yağmur ve rüzgârlar karşısında yaptığı peynir kalıpları taşa dönüşmüştür.


Peynir kayalıkları nerede nasıl gidilir ?

Gökçeada Su Altı Milli Parkı

gökçeada su altı milli parkı

Gökçeada Sualtı Parkı Türkiye’nin ilk ve tek sualtı parkı olma unvanına sahip. Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından 1999 yılında park ilan edilen alan, adanın kuzeydoğusunda, Kaleköy ve Kuzu Limanı arasında yer alıyor. Kıyıdan 1 deniz mili uzunluğunda, denizden 200 metre açıklığında bir alanı kapsıyor. Yelkenkaya ile Çiftlik Koyu arasında yer alan, içerisinde su altı mağara girişleri de olan ve Akdeniz Foku dahil pek çok deniz canlısı için habitat olma özelliği taşıyan bir bölge.

Kirlenmemiş ve bozulmamış doğasıyla Gökçeada adeta bir deniz müzesi… Akdeniz ve Karadeniz arasındaki deniz canlılarının geçiş yolu üzerinde olduğu için ada civarında zengin balık yatakları bulunuyor. Birçok deniz canlısı bu bölgede üreme ve yumurtlama dönemlerini geçiriyor. Gökçeada civarındakoruma altına alınmış şu türlere de rastlanıyor: Akdeniz Foku Deniz Çayırları, Triton, Böcek, Pina, Yunuslar, İspermeçet Balinası, Deniz Kaplumbağası vb. gibi.

Gökçeada sualtı parkında çekirdek bölge ve bunu saran tampon bölge olmak üzere iki bölge bulunuyor. Bu bölgelerdeki aktivitelere bazı sınırlamalar getirilmiş. Tampon bölge olan Yıldızkoy’da yüzme ve balık tutmaya izin verilmiş. Diğer bölgelerde avlanmak yasak, dalış için izin almak gerekiyor.

Su Altı Milli Parkı Resimleri

Kaynak : www.gokceada.bel.tr/su-alti-milli-parki/

Gökçeada Tuz Gölü

Aydıncık’ta Tuz Gölü olarak adlandırılan lagün ve biyolojik üretim sağlayan ekosistem düzeniyle adanın en önemli sulak alanlarından biridir. Aralarında koruma altında bulunanflamingolar başta olmak üzere pelikan, yabanördeği ve kaz gibi göçmen kuşlara da bahar aylarında ev sahipliği yapmaktadır.

Şiddetli rüzgarlar sonucunda yığılan kum seddinin deniz ve yağmur suyu ile dolması sonucu oluşan göl, yaz aylarında ise suyun buharlaşmasıyla geriye ince bir tabaka tuz bırakarak harikabir manzara oluşturur.

Tuz tabakasının altında yer alan çamurun ise yapısında, kuvars bileşiğinin yanında yoğun miktarda kükürt, sodyum, potasyum, kalsiyum, demir, baryum, magnezyum, karbonat, sülfat ve bikarbonatın da bulunduğu analizlerden anlaşılmıştır. Bu kimyasal bileşenler nedeniyle sedef, romatizma, kireçlenme gibi hastalıklarda rahatlatıcı etkisine inanılmaktadır.

Tuz Gölü Resimleri

Kaynak : www.gokceada.gov.tr/gokceada-tuz-golu

Gökçeada Osmanlı Dönemi Eserleri

gökçeada osmanlı eserleri
Yaklaşık beş yüz yıl Osmanlı idaresinde kalmasına rağmen Gökçeada’da Osmanlı eserleri az sayıdadır. Yapılan çalışmalarda Osmanlı döneminden günümüze sadece 1 cami, 4 çamaşırhane, 1 çeşme, 1 mezar taşının ulaştığı tespit edilmiştir. Adadaki tek Osmanlı camisi Çınarlı Mahallesi’nde yer alan bugünkü Merkez Camii’dir. Caminin üzerinde ne zaman konulduğu bilinmeyen bir tabeladaki 1813 tarihinin de nereye dayandığı bilinmemektedir. Kitabelerinden Osmanlı döneminde yaptırıldıkları anlaşılan çamaşırhaneler ise Çınarlı, Fatih ve Yenimahalle’dedir. Çınarlı Mahallesi’ndeki kitabe üzerinde 1814 tarihi vardır. Yenimahalle’deki çamaşırhanenin yıpranmış kitabesinde ise 1800 tarihi okunabilmektedir. Fatih Mahallesi’ndeki çamaşırhanenin çeşme aynasında ise yeni rakamlarla 1908 tarihi yer almaktadır. Kaynak : www.gokceada.gov.tr/osmanli-donemi-mimari-eserleri

Gökçeada Kilise ve Manastırlar

Gökçeada, tarihi boyunca farklı uygarlıkların iktidar mücadelelerine sahne olduğu için dilinden, yemeklerine, yapılarından, dinine kadar sürekli köklü değişimler geçirmiştir. Bu yüzden adada camilerle birlikte Rumlardan kalma tarihi Gökçeada kiliseleri ve Gökçeada manastırları da oldukça fazladır.Resmi kayıtlara göre 19. yüzyılın sonlarında adada sekiz kilise bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar ise onbir adet kilisenin varlığına işaret eder.

Gökçeada’nın merkezindeki üç mahalleden biri olan Çınarlı Mahallesi’ndeki Aya Panayia Kilisesi, 1835 yılında inşa edilmiş ve hala kullanılan Gökçeada kiliselerinden. Merkezdeki diğer bir mahalle olan Fatih Mahallesi’nde Metropolitan Kilisesi yer almaktadır. Yeni Mahalle’deki Aya Varvara Kilisesi ise yanındaki eski çeşmesiyle dikkat çekmekte. Gökçeada’da sahil kısmında bulunan tek yerleşim yeri olan Kaleköy’deki Aya Marina Kilisesi, adadaki restore edilmiş Gökçeada kiliselerinden. Beyaz rengi ve küçük boyutlarıyla oldukça sempatik görünür.

Gökçeada Şapeller

Gökçeada’nın en eski kilisesi olan AgiosGeorgios Zeytinliköy’de bulunmaktadır. Ayrıca dünyadaki 300 milyon Ortodoks Hıristiyan’ın ruhani lideri olan 1. Bartholomeos 1940 yılında Zeytinli’de doğmuş. 1991 yılında Patrik ilan edilen Bartholomeos, senede birkaç kez doğduğu evi ziyarete geliyor.Tepeköy’de, 1832 yılında inşa edilen EvangelismosTeotoku Kilisesi ve eski Rum Mezarlığı gezilebilir.Gökçeada’daki Rum köylerinden olan Dereköy’de ibadete açık iki kilise bulunmaktadır. Köyün girişindeki Hagia Marina Kilisesi ve çarşıdaki KoimesisTisTheotokos Kilisesi. İkisi de 1800’lü yılların başında inşa edilmiş.

Manastırlar
Kiliselerle birlikte adada yaklaşık 360 şapelin varlığından söz edilir. Halkın ‘manastır’ olarak da adlandırdığı şapeller ibadetin yanında, kötülüklerdenkorumak ve bereket getirmesi amacıyla, başta kent merkezleri olmak üzere adanın her yerine inşa edilmiştir.

error: Content is protected !!
Open chat
Merhaba,
Gökçeada'nın, En Seçkin İşletmelerinin, Güncel Resimlerinin ve iletişim bilgilerinin yer aldığı;
Gökçeada'nın En Güvenilir Tatil rehberi sitesi;
e-gokceda.com.tr'ye hoşgeldiniz.
Nasıl yardımcı olabiliriz ?